Hava yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde tıkanmasıdır. Tıkanma tam tıkanma yada kısmi tıkanma şeklinde olabilir.
Hava yolu tıkanıklığı belirtileri nelerdir? Tam tıkanma belirtileri:
Ø Nefes alamaz,
Ø Acı çeker, ellerini boynuna götürür, Ø Konuşamaz, Ø Rengi morarmıştır,
Bu durumda Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) yapılır .
Bu durumda hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.
Tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) nasıl uygulanır?
Bilinci yerinde olan(=bilinci açık) kişilerde Heimlich manevrası:
Ø Hasta ayakta ya da oturur pozisyonda olabilir, Ø Arkadan sarılarak gövdesi kavranır, Ø Bir elin baş parmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır, Ø Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır, Ø Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır, Ø Şah damarından nabız ve solunum değerlendirilir, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır: Ø Kanamanın hızına, Ø Vücutta kanın aktığı bölgeye, Ø Kanama miktarına, Ø Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.
Kaç çeşit kanama vardır?
Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır : Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur. İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez. Doğal deliklerden olan kanamalar:Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır. Kanama arter, ven yada kılcal damar kanaması olabilir. Arter kanamaları kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı şeklindedir. Kılcal damar kanaması küçük kabarcıklar şeklindedir.
Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir.
Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir?
Dış kanamalarda ilkyardım: Ø Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC), Ø Tıbbi yardım istenir (112), Ø Yara yada kanama değerlendirilir, Ø Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır, Ø Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır, Ø Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır, Ø Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır, Ø Kanayan bölge yukarı kaldırılır, Ø Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa turnike uygulanır, Ø Şok pozisyonu verilir, Ø Sık aralıklarla (2-3dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir, Ø Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür, Ø Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine yazılır, Ø Hızla sevk edilmesi sağlanır.
Yenidoğan bebek bakımı - Bebeğinizi nasıl tutacaksınız ? Boyun kasları henüz yeterince gelişmediği için, bebeğiniz üç aylık olana kadar,kucağınızda sırtını ve başını destekleyecek şekilde tutmalısınız. GÖBEK BAKIMI : Göbek kordonu ve çevresini günde 2-3 kere alkol ile temizlemelisiniz.Göbeğin temiz ve kuru kalması gerekmektedir.Göbek bağı kullanmayın.Bebek bezinin göbekle temas etmemesine dikkat edin.
Göbek 10-21 gün içinde düşer.Bu süre içinde bebeğinizi sünger banyosu ile temizleyebilirsiniz.Göbek düştükten sonra küvet banyosu yaptırabilirsiniz.
SÜNGER BANYOSU : Bebeğin soğuktan etkilendiğini hatırlayarak oda ısınının 25°C civarında olmasını sağlayınız ve banyosunu yaptıracağınız yerin cereyandan uzak olması gerektiğini unutmayınız. Gereken Malzemeler -Kaynatılmış su dolu küvet (36,5° C - 37° C ) -Maşrapa -Bebek termometresi -Bebek şampuanı -3 adet yumuşak bez veya bir yıkama süngeri ve 2 yumuşak bez -Pamuk -2 adet havlu -Göbek bakımı malzemeleri -Bebek losyonu -Bebek saç fırçası -Bebek bezi -Bebeğin giysileri Yıkama Şekli -İlk önce,ellerinizi iyice yıkayın -Bebeğinizin giysilerini çıkarın ve onu bir havluya sarın. Beklenmedik sürprizlerden kaçınmak için alt bezini hemen çıkarmayın -Yüzünü yumuşak ve nemli bir bezle sadece su kullanarak silin -Her göze ayrı pamuk kullanmak suretiyle,gözleri,burun kenarından göze doğru silip göz kapaklarını temizleyin.Burun ve kulak çevresini ve kulaklarının arkasını temizleyin. Kulak arkalarına ve boyundaki cilt boğumlarına özellikle özen gösterin.Bebeklerin sadece görünen kulak kepçesinin içi temizlenmelidir.Kulak deliğinden içeriye herhangi bir cisim sokmayın -Bebeğinizi içine sardığınız havluyu açmadan,başını ve boynunu destekleyerek,bebek şampuanını gözlerine kaçırmamaya dikkat ederek, bebeğinizin başını yıkayın. Durulamayı saf su ile yapın.Sonra bebeğinizi sırtüstü yatırın ve başını kurulayın. Saçları için kurutma makinası kullanmayın.Yumuşak bebek fırçasıyla hafifçe fırçalayın.Sıcak tutmak için başını kuru bir havlu ile kapatın. -Vücuduna sardığınız havluyu açın.Bir miktar bebek sabunu ile ıslattığınız bez ile göbek bağını ıslatmadan vücudunu silip ayrı bir ıslak bezle durulayın.Ve tüm vücudunu kurulayın.Sonra tekrar havluya sarın -Son olarak,bebeğinizin bezini açıp(kız bebekler için bölgeyi önden arkaya doğru)jenital bölgeyi nemli bir pamukla ya da yumuşak bir yıkama beziyle temizleyin.Bebeğin altını yeniden bezlemeden önce pişik kremi sürün. -Göbek bakımını da yaptıktan sonra,(Bebeğin cildi kuru olmadıkça losyon kullanmaya gerek yoktur.İstiyorsanız kullanabilirsiniz.) bebeğinizi giydirebilirsiniz.
KÜVET BANYOSU : Bebeğinizi mutlaka karnı açken ya da beslenmeden en az 1.5 saat sonra yıkayın. Çünkü tok karınla yıkadığınızda midesine basınç yapıp kusmasına neden olabilirsiniz. Gereken Malzemeler -Bebek termometresi -Su dolu küvet (36,5° C - 37° C ) -Maşrapa -Bebek şampuanı -Yıkama süngeri -Havlu -Bebek kremi losyonu -Bebek saç fırçası -Bebek bezi -Bebeğin giysileri -Tırnak makası Yıkama Şekli -Küveti yarısına kadar (37°) sıcak su ile doldurun. -Bebeğinizi yavaş yavaş alıştırarak suya sokun -Önce bebeğinizin ön tarafını bebek sabunu kullanarak bebek süngeriyle sabunlayın -Sırtını sabunlayıp vücudunu su ile durulayın -Başını nazikçe sabunlayıp kulaklarına su kaçırmamaya dikkat ederek başını durulayın -Jenital bölge temizliğini en sona bırakın (Kız bebeklerde jenital organların en iç kısmı sabunla yıkanmamalıdır.) -Bebeğin tüm vücudunu durulayın -Bebeğinizi havlusuna sarın,kurulayıp saçlarını fırçalayın ve giydirin.El ve ayak tırnaklarını özel bebek makasıyla kesebilirsiniz. CİLT BAKIMI :Bebeğin cildi kuru ise günde iki kez bebek losyonu sürün. Pudra kullanmaktan kesinlikle kaçının.Giysilerini mutlaka bebeklere özel üretilmiş deterjanlarla yıkayın. YATIRMA ŞEKLİ :Bebeğinizi yan veya sırtüstü yatırmalısınız. Bebek uyanıkken ve siz yanındayken yüz üstü yatabilir.Bu şekilde bebeğin omuzlan kuvvetlenir ve baş arkasında sürekli yatmaya bağlı düzleşme olması önlenebilir.Bebeğinizi yatırmak için sert yatakları tercih edin.Yastık,yorgan gibi yumuşak yüzeylere yatırmaktan kaçının. Battaniyenin bebeğin yüzünü kapamasını önlemek için, battaniyeyi göğüs seviyesine kadar getirin ve uçlannı çarşafla birlikte yatağın kenarlarına sıkıştırın. GİYİM :Pamuklu veya yünlü kumaştan,hava alabilen, terletmeyen, teri emebilen giysileri tercih etmelisiniz.Oda sıcaklığının 22-24 (yenidoğanlar için 24-26) derece olduğu durumlarda normal giyinik bir bebek üşümez. Gereğinden fazla giydirilen süt çocuklarının solunum yolları rahatsızlıklarına yakalanma riskleri artar.
Anne sütü bebeğin ilk aylarda ihtiyaç duyacağı tüm özelliklere sahiptir.
Emilimi çok kolay olduğu için hazmı kolaydır, bundan dolayı bebeklerin gaz sancıları daha az olacaktır. Anne sütü mikroplardan arınmış bir şekilde her zaman kullanıma hazırdır.
Hazırlama gerektirmediği için son derece pratiktir. Anne sütü bebeği mikroplara karşı korur ve anne sütü ile beslenen bebeklerin hastalıkları daha çabuk iyileşir.
Anne sütü ile beslenen bebeklerin yetişkinlik dönemlerinde kolesterol seviyeleri daha düşüktür. Çünkü mama ile beslenen bebekler daha şişman olabilir.
Bebeklerin meme emmesi çene ve diş gelişimleri açısından son derece olumludur. İleriki yaşlarda diş problemleri görülme sıklığı daha azdır.
Anne sütü ile beslenen bebeklerde ilk aylarda ortaya çıkan egzama ve alerjik reaksiyonlar daha az görülür. Anne sütü dengeli büyüme sağlar.
Emzirmek bebek ve anne arasında çok sıkı bir bağ olmasını sağlar, ayrıca bebeğe güvende olduğu duygusunu verir. Emzirmek annenin psikolojik olarak rahatlamasını da sağlar.
Emzirme sırasında salgılanan oksitoksin hormonu annenin rahminin daha çabuk toparlanmasına yardımcı olur.
Emzirme ve süt üretimi kalori yakılmasını hızlandıracağı için hamilelik döneminde alınan kiloların gitmesine yardımcı olacaktır.
Emzirmenin meme kanserini önleyici bir özellik taşıdığı düşünülmektedir. Ayrıca anne sütü son derece ekonomiktir.
Fiziksel ve ruhsal açıdan bir sorun yoksa (herhangi bir ilaç kullanımını gerektiren), anneler emzirme konusunda bilinçlendirilmeli ve bu konuda teşvik edilmelidirler.
Emziren annelerin yeteri kadar dinlenmesi, bilinçli beslenmesi ve kendilerini çok yormayacak şekilde egzersiz yapmaları çok faydalı olacaktır.
KIRMIZI BİBER Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili.
Vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırıyor.
Portakaldan daha fazla miktarda C vitamini içeren bu sebze, aynı
zamanda içerdiği beta karotin ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor.
100 gram kuru kırmızı biberin 318 kalori enerji verdiğini, 148 miligram
kalsiyum, 76 miligram C vitamini (taze biberde 340 miligram), 8,1 gram
su, 2 bin 14 miligram potasyum, 41 bin 610 IU A vitamini, 12 gram
protein, 293 miligram fosfor, 15 miligram B3 vitamini, 17,3 gram yağ,
152 miligram magnezyum, 2 miligram B2 vitamini, 56,6 gram karbonhidrat,
30 miligram sodyum, 1 miligram B1 vitamini, 24,9 gram lif, 8 miligram
demir yanında acılık ve renk maddesi gibi organik bileşikler içerdiğini
vurguladı Beslenmede çok büyük öneme sahip kırmızı biberin, bir o kadar
da insan sağlığında aranılan bir materyal olduğuna dikkati çeken Prof.
Dr. Tuncer, şöyle devam etti: ''Kırmızı biber mide suyu ve tükürük
oluşumunu artırır, sindirimi kolaylaştırır, romatizma, mafsal ve diş
ağrılarını azaltır, krampları giderir, kolera ve azaltır ve kanser
tedavisinde kullanılır. Terlemeyi artırır, gut hastalıkları başta olmak
üzere bir çok hastalığa iyi gelir. Kanser riskini serinlik verir (sıcak
iklimlerde kullanılmasının nedenlerinden birisi budur), öksürük ve
boğaz ağrılarını gidermede (gargara olarak) kullanılır, sinir
hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır, vücuttaki aşırı yağ ve
kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar. Antibakteriyel etkisi ile
hastalıkların önlenmesinde de etkili olan kırmızı biber ülkemizde
ağırlıklı olarak Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere
Güney ve Güneydoğu illerinde fazlaca tüketilir. Bu bölgenin kırmızı
biberleri acı tiplerdir. Kırmızı biber kuzeyde ise en çok Bursa ve
Bilecik'te üretilmektedir. Bu biberler ise genellikle tatlıdır.''